Erdoğan: Salgın çeşitli sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor « Barko Türk

4 Mart 2021 - 08:45

Erdoğan: Salgın çeşitli sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor.” dedi.


Erdoğan: Salgın çeşitli sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor
Son Güncelleme :

22 Ocak 2021 - 22:01

134 views


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salgının beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyasının önünde yeni fırsat pencereleri de açtığını belirterek, “Türk firmaları kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları ve güvenilir oluşlarıyla rakiplerine adeta fark atıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır.” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yönetim Kurulu üyelerini kabulünde yaptığı konuşmada, TÜGİK çatısı altında Türkiye’nin güçlenmesi, büyümesi için gayret sarf eden tüm iş insanlarına teşekkür etti.

2021 yılının milletle beraber, tüm insanlık için sağlık, huzur, esenlik getirmesini temenni eden Erdoğan, geçen hafta DEİK yönetim kurulunu kabulleri sırasında ekonomik değerlendirme yaptıklarını hatırlatarak, burada da bazı hususları paylaşmak istediğini söyledi. 

Erdoğan, 2020’nin salgın sebebiyle tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de sıkıntılı geçtiğini belirterek, bununla birlikte salgın döneminde güçlü sağlık altyapısının yanı sıra üretimin araştırma-geliştirme, ihracatın ticarette pazar ve ürün çeşitliliğinin öneminin de çok açık ve net görüldüğünü ifade etti.

Sadece iç piyasaya odaklanan şirketlerin salgından olumsuz etkilenirken, inovasyona, Ar-Ge’ye, üretime, ihracata önem veren firmaların süreci en hasarla, en az zararla attıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

“İş insanlarımızla bir araya geldikçe, üreticilerimizi, ihracatçılarımızı dinledikçe şu gerçeğin farkına daha iyi varıyoruz; her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar, sıkıntılar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor. Türk firmaları kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları ve güvenilir oluşlarıyla rakiplerine adeta fark atıyor. Aşılamanın artmasıyla beraber dünya genelinde salgın geriledikçe taşlar yerine oturacak, ülkemizin yakaladığı ivme daha da artacaktır. İhracatta geçen seneyi 169,5 milyar dolar gibi orta vadeli program hedefinin 5 milyar üzerinde bir rakamla kapatmayı başardık. Ülkemizin küresel ihracattaki payı geçtiğimiz yılın ocak-ekim verileri itibarıyla ilk defa yüzde 1’i aşarak yüzde 1,03 seviyesine çıktı. İhracatçı sayımız 87 bin 400’ü aşarken geçen yıl ilk defa ihracat yapan firma sayımız 18 bin 123 olarak kayıtlara geçti.”

“2020’de kurulan şirket sayısı salgına rağmen yüzde 20 arttı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2020 yılında kurulan şirket sayısı salgına rağmen yüzde 20 artarak 101 bin 318’e ulaştı. Bazı dostlar, bugün de geldi yanıma diyorlar ki ‘Dükkanlar kapanıyor, şirketler kapanıyor.’ İşte açıklıyorum rakamı, öyle kapanan falan yok ki, bunlar öyle sıradan şirketler falan da değil. Bunlar güçlü şirketler ihracat yapıyorlar. Her şey ortada ama birileri de buralardan nemalanmak istiyor.” diye konuştu. 

Yılın son günlerinde İngiltere ile imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Gümrük Birliği’nden sonraki en önemli ticaret anlaşması olduğuna işaret eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu anlaşmayla Birleşik Krallık’la ticari ilişkilerimizin Brexit sonrası daha da genişleyerek sürebilmesini sağladık. Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği Anlaşmamızı güncelleme çalışmalarımız da sürüyor. İnşallah 2021 yılında tüm bu çalışmaları daha da ileriye taşıyarak devam ettireceğiz. Salgının seyrine ilişkin belirsizlikler, küresel ekonomideki zorlukların bir müddet daha süreceğini gösteriyor. Son 18 yıldır vatandaşımızın hayatının her alanına dokunan reformlarımız sayesinde bu zorlu günlerde ülkemizi diğerlerinden ayrıştırmayı başardık. Amacımız Türkiye’nin salgın sonrası döneme güçlü, dayanıklı ve rekabetçi bir küresel oyuncu olarak girmesini sağlamaktır. Bunun yanında salgının etkileriyle mücadeleyi hem makroekonomik hem de mali alanlarda atacağımız adımlarla destekleyeceğiz. Ekonomimizin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken, tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceğiz.”