SON DAKİKA
hava 23°


Google News

Sarıgül’den Eskişehir H Tipi Cezaevi önünde genel af çağrısı

Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu önüne gelen Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, tüm siyasi partilere seslenerek genel …

Son Güncelleme :

18 Mayıs 2022 - 16:08

/ 29 views kez okundu.


Sarıgül’den Eskişehir H Tipi Cezaevi önünde genel af çağrısı

Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu önüne gelen Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül, tüm siyasi partilere seslenerek genel af çağrısında bulundu. Sarıgül, cezaevi önünden ‘Af et Türkiyem’ diye seslendi.

Türkiye Değişim Partisi (TDP) Genel Başkanı Mustafa Sarıgül ve parti yöneticileri saat 12.00’de Eskişehir H Tipi Ceza İnfaz Kurumu önüne geldi. Sarıgül, burada mahkum yakınları ve cezaevi çalışanlarıyla bir süre sohbet etti.

“TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN AF”

Basın açıklaması yapan Mustafa Sarıgül, “Ülkemizde toplumsal barışa, kucaklaşmaya, helalleşmeye ihtiyaç olduğunu gördüm. Bu nedenle bir af çağrısında bulundum. Maltepe, Diyarbakır, Sincan, Osmaniye, Bakırköy, Tekirdağ, Zonguldak, Adana, Konya, Ordu, Ümraniye, Kırıkkale, Balıkesir, Bursa, cezaevlerinden af çağrısı yaptım. Bugün de bu amaçla, Eskişehir cezaevinin önündeyim. Bizi Adana’dan, Ordu’ya, Diyarbakır’dan Tekirdağ’a kadar yollara düşüren, mahkûm analarıdır. Bu annelerden birisi de oğlu Eskişehir Cezaevinde yatan Ümmü Gülsüm annedir. Anne olmak zordur, ama evladı cezaevinde olan bir anne olmak daha da zordur. Anneler evlatları için yaşarlar. Anneler karşılıksız severler” şeklinde konuştu.

“AFFET TÜRKİYE!”                      

Eskişehir cezaevi önünden bir kez daha tüm siyasi partilere ve Türkiye’nin vicdanına seslenen Sarıgül şunları söyledi:

“Affet Türkiye! Diyorum. Ümmü Gülsüm annemizin ve tüm mahkûm annelerinin hasretini dindirmek için affet… Çocukları sevindirmek için affet… Haksızlığa uğramışlar için affet… Şefkat ve merhamet için affet… Bu çağrımız, sadece bir af çağrısı değildir. Biz, kader mahkûmlarına, geçmişi geride bırakma, aile hayatına devam etme, temiz ve yeni bir sayfa açma fırsatı vermek istiyoruz.

Biz istiyoruz ki; devletimizin güçlü ve adil olduğunu, vicdanlı, şefkatli ve merhametli olduğunu gösterelim. Cezaevlerinden çıkacak mahkûmlara, psikolojik destek verelim, ekonomik destek verelim, iş bulmalarına, toplumla kaynaşmalarına yardımcı olalım. 9 Milyon Suriyeliye bakan Türkiye’min, 250 bin kader mahkûmuna bakacak gücü elbette vardır.”

“SİYASİ DEĞİL, VİCDANİ BİR ÇAĞRIDIR”

Yaptığı bu, toplumsal af çağrısının, destek bulacağına inandığını ifade eden Sarıgül, “Bu çağrımız; siyasi değil, vicdani bir çağrıdır, yaraları sarma çağrısıdır. Ben, adalet için, hakkaniyet için, merhamet için buradayım. Kardeşlik hukukunu, sağlamak için buradayım. Ülkemizde, birlik beraberliğin artmasını, bir kardeşlik havasının esmesini istiyorum. Yunus Emre’nin diyarından, Eskişehir’den bir kez daha Türkiye’min vicdanına sesleniyorum ve diyorum ki: Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz.”

“AYIDAN POST, AMERİKA’DAN DOST OLMAZ”

TDP Genel Başkanı Mustafa Sarıgül konuşmasında Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in Kıbrıs için söylemiş olduğu sözlere de tepki göstererek şunları söyledi:

“Son geçen hafta Amerika Birleşik Devletleri’nde ve senatoda Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in talihsiz bir konuşması oldu. Kiriakos Miçotakis, ‘Kıbrıs Yunanistan’a aittir. Biz Kıbrıs’ta iki devletli çözüme yaklaşmıyoruz’ dedi. Amerika senatosu da 3 dakika Yunanistan başbakanını alkışladı. Yunanistan başbakanı Amerika’dan çare beklemesin. Yunanistan başbakanı şunu bilsin ki; onların en büyük dostu Türkiye’dir ve komşuluk ilişkilerimizi, komşuluk hukukunu Yunanistan başbakanının en üstte tutması lazım.

Amerika’ya gittiği zaman başka Atina’ya geldiği zaman başka Türkiye’ye geldiği zaman başka bir konuşma yapması Yunanistan başbakanına yakışmamıştır. Yunanistan başbakanı şunu unutmasın: ‘Ayıdan post Amerika’dan dost olmaz. Amerika hiçbir zaman kimseye dostluk yapmaz. Yunanistan’ın yapması gereken, Türkiye’nin uzattığı barış elini, her zaman tutmasıdır. Ama Miçotakis şunu bilsin ki, yarın biz Atina’yı istersek ne yapacak, yarın biz Selanik’i istersek ne yapacak? Bunlar doğru davranışlar değildir.

Miçotakis’in Amerika’da yaptığı konuşma şık olamamıştır. Türkiye Cumhuriyeti tarafından, Türkiye Değişim Partisi tarafından kabul edilebilir bir konuşma asla değildir. Miçotakis bilsin ki atalarımızın, dedelerimizin, ecdatlarımızın kanıyla o Kıbrıs bize aittir. Biz Kıbrıs’taki Kıbrıs Rumlarının da, Kıbrıs Türklerinin de barış içerisinde yaşamasını her zaman arzu eden Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bir kez daha Miçotakis ayağını denk al. Biz nasıl Selanik’e nasıl gelmek istemiyorsak, Atina’ya nasıl gelmek istemiyorsak, sende Amerika’yı bırak Türkiye ile dost olmaya çalış. Türkiye’nin dostluğu herkes için yararlı olacaktır.”