Meral Akşener: Bu millettin sesi olmaya devam edeceğiz « Barko Türk

19 Ocak 2021 - 08:07

Meral Akşener: Bu millettin sesi olmaya devam edeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Haber Türk ekranlarında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı. Akşener, “Biz milletimizin derdini dinlemeye devam edeceğiz. Bu partiyi zaten onun için kurduk. Grup konuşmalarında çözüm önerilerimizi getiriyorum” dedi.



Meral Akşener: Bu millettin sesi olmaya devam edeceğiz
Son Güncelleme :

26 Kasım 2020 - 22:19

94 views


İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk ekranlarında Teke Tek programında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı.

Akşener’in açıklamaları şöyle:

Ben genel olarak CHP’den arkadaşlarla karşılaştığım zaman diyorum ki kır atın ya suyundan ya huyundanmış sizinle seçime birlikte girdik. Sonra 31 Mart’ta tekrar bir ittifak sistemi içinde yer aldık. Dolayısıyla sizden huy aldık. Şimdi bir yönüyle biz yeni biz partiyiz. Eski siyasi geleneklerimizde var olan hastalıkları yaşamamaya gayret eden bir siyasi yapıyız. Farklı farklı siyasi geleneklerden gelen önemli siyasetçilerin yer aldığı ama onların yanında çok genç ve yeni arkadaşların yer aldığı bir parti.

“DEMOKRASİYİ İÇSELLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Demokrasiyi içselleştirmeye çalışıyoruz. Biz hepimiz çok otoriter yapılardan geliyoruz. Sizin profesyonel olarak maaş ödediğiniz danışmanlar yani size strateji veren danışmanlar siyasetçiliği toz zerresi görürdü bir süre sonra.

Televizyona röportaj vermek için izne tabiydiniz. Ben otoriterleşmemeye gayret ediyorum, demokrasiyi içselleştirmeye bir genel başkan olarak kararlıyım. İş geldi kongreye. 38 milletvekilimiz vardı. Şimdi 36’ya düştü. GİK üyeliği, genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği hepsinden önemli. Çeşitlendirmeye gayret ediyoruz, orada sorun oluyor.

İYİ PARTİ KURULTAYINDA NELER YAŞANDI?

Orada bazen kırgınlıklar oluyordu. Bunu tamamen değiştirdik. 1,5 yıl evvelki kongremizde tamamen çarşaf liste yaptık, kimseyi önermedim. 3 ayrı anahtar liste çıktı. Genel merkezin yaptığı anahtar listeyi delen arkadaşlar çıktı. Bana göre demokratik bir kongre olmuştu, orada da itirazlar çıktı.

Ümit Özdağ benden fezlekesine bağlı olarak benden grup başkanlığı talep etmişti. Ben de kendisine hayır demedim. Edirne Milletvekilimiz Orhan Çakırlar Edirne Milletvekilimiz çok beyefendi insan ona sen kenara çekil bu arkadaşı alıyoruz doğru olmayacağını kongreden sonra bu eylemi gerçekleştireceğimizi kendisine söyledim. Nitekim ben GİK listemde Orhan Çakırlar’ı koydum ve orayı boşalttım.  

Sonra el yazısı listenin içinde Sayın Özdağ’ın isimleri vardı. GİK listesindeki olmadıklarını biliyorlardı. Sayın Özdağ tek tek görüştüğümüz arkadaşlarımızın arasına katıldı. Sonuçta ne olduğunu bilemediğim sistemin içinde bir gün baktım ki televizyon kanalında veryansın ediyor arkadaşımız.

“ÖZDAĞ İKNA OLMADIYSA ŞİKAYET ETMELİYDİ”

Bir başka şey daha var eğer siz bir il başkanına direkt FETÖ’cü diyorsanız. Genel başkanınız da bununla ilgili çalışma yapıp ‘hayır’ alıyorsa, orada onu kapatırsınız. Ama gene ikna olmuyorsanız, bana söylediğiniz belgesini bilgisini koyamadığınız şeyleri savcıya şikâyet edersiniz. Ondan sonra hakkınız olur, dersiniz ki, hakkınız olur dersiniz ki ‘ey ahali bu Meral Akşener, FETÖ’cüyü aldı koydu, ben de şikâyet ettim’. O zaman hakkınız olur. Gencecik bir insanı ben size söylüyorum, savılar onu yapsın bunu yapsın.

FETÖ bir terör örgütüdür Fatih Bey. DEAŞ gibi, PKK gibi. Terör örgütünün sempatizanı, terörist diye bir kişiyi söylerseniz, bunu ispat etmekle görevlisiniz. Bunu yargıya teslim etmek zorundasınız elinizde karineniz varsa. Sonuç itibariyle bunu yapmadığımız zaman sadece bir kişinin ardından bu manada konuşursanız, ispat etmek görevi sizindir. O zaman bu iftira olur. Yanlış ve ayıp olan kısmı bu.

Bir diyor ki bu devlet yalan söylüyor diyor. Ben de diyorum ki bizim vergilerimizle terör örgütlerine mensup insanlar var mıdır, yok mudur takip eden legal yapılardır. İstihbarat örgütlerimizdir.

O soruşturmanın sonucuna göre bir karar çıkacak ve akla kara ortaya çıkacak. Buğra Bey’in aklanma gibi bir sonucu çıkarsa o zaman Özdağ hukuki olarak iftiracı olacak. Ne güzel kendisine ispatlanma imkânı sağlandı.

Hayır, yok! Parti içinde eleştiriler yapıldı ama kimse kimseyi FETÖ’cülükle hainlikle suçlamadı. Ben bir genel başkan olarak buna müsaade edemem. Diyen kişi ispatlamak zorundadır. Söyleyen insan belgesini, bilgisini götürecek gereğini yapacak. Bunların her birini sorumluluk meselesidir. Nitekim MİT’ten, jandarmadan, askeriyeden aldım dediğinizin de böyle bir olmadığını en üst seviyen söylendi. O da demek ki kandırılmış. Türkiye’de herkes kandırılıyor.

İSMAİL KONCUK’UN İSTİFASI

Bunlar çok üzücü şeyler. Ben ilçe başkanı, belediye başkanı, üst delegeye kadar hangi arkadaşımız partimizden ayrılırsa çok üzülürüm. Çünkü o partileri var eden insanlardır. İstifa eden hiçbir arkadaşımızın hakkında incitici bir şey söylemedim, iradelerine saygı duydum.

“BİZ MİLLETİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Üç ilçe geziyorum, bana ulaşabilen insan sayısından 22 ile 25 arası bilgisayar isteniyor. Sizi istismarla hiç alakası yok, utana utana. Dolayısıyla artık gerisi şımarıklık. Biz milletimizin derdini dinlemeye devam edeceğiz. Bu partiyi zaten onun için kurduk. Grup konuşmalarında çözüm önerilerimizi getiriyorum. İnsanların bizim grup toplantılarımızla ilgili konuşmasını anlıyorum. Çünkü yapılmayanı yaptım. Ben ‘Milletin Kürsüsü’ dedim dezavantajlı grupların temsilcilerini söz hakkı verip konuşturuyorum. Ey iktidar şuanda sen varsın bunları yap. Biz sotaya yatıp vatandaşın sorunu izlemeyi doğru bulmuyoruz. Bütün bu gezdiğimiz yerlerde sorunları bulup çözüm önerisinde bulunuyoruz. Deniliyor ki acaba İYİ Parti, Meral Akşener AKP’ye yancılık mı yapıyor? Kesinlikle doğru değil. Biz yeni bir dili inşa ediyoruz. Biz bir hedef koyduk. Bakın ben kendi imkânlarımla 2017’deki referanduma çılgın gibi çalıştım. Hayır, için ilçe ilçe o zamanda gezdim. Bir kişiden bir lira yardım almadan çalıştım. Bir insanın iki dudağı arasına bir sistemi koyduğunuz zaman işler sarpa saracak dedik.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk ekranlarında Teke Tek programında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı.

Akşener’in açıklamaları şöyle:

Ben genel olarak CHP’den arkadaşlarla karşılaştığım zaman diyorum ki kır atın ya suyundan ya huyundanmış sizinle seçime birlikte girdik. Sonra 31 Mart’ta tekrar bir ittifak sistemi içinde yer aldık. Dolayısıyla sizden huy aldık. Şimdi bir yönüyle biz yeni biz partiyiz. Eski siyasi geleneklerimizde var olan hastalıkları yaşamamaya gayret eden bir siyasi yapıyız. Farklı farklı siyasi geleneklerden gelen önemli siyasetçilerin yer aldığı ama onların yanında çok genç ve yeni arkadaşların yer aldığı bir parti.

“DEMOKRASİYİ İÇSELLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Demokrasiyi içselleştirmeye çalışıyoruz. Biz hepimiz çok otoriter yapılardan geliyoruz. Sizin profesyonel olarak maaş ödediğiniz danışmanlar yani size strateji veren danışmanlar siyasetçiliği toz zerresi görürdü bir süre sonra.

Televizyona röportaj vermek için izne tabiydiniz. Ben otoriterleşmemeye gayret ediyorum, demokrasiyi içselleştirmeye bir genel başkan olarak kararlıyım. İş geldi kongreye. 38 milletvekilimiz vardı. Şimdi 36’ya düştü. GİK üyeliği, genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği hepsinden önemli. Çeşitlendirmeye gayret ediyoruz, orada sorun oluyor.

İYİ PARTİ KURULTAYINDA NELER YAŞANDI?

Orada bazen kırgınlıklar oluyordu. Bunu tamamen değiştirdik. 1,5 yıl evvelki kongremizde tamamen çarşaf liste yaptık, kimseyi önermedim. 3 ayrı anahtar liste çıktı. Genel merkezin yaptığı anahtar listeyi delen arkadaşlar çıktı. Bana göre demokratik bir kongre olmuştu, orada da itirazlar çıktı.

Ümit Özdağ benden fezlekesine bağlı olarak benden grup başkanlığı talep etmişti. Ben de kendisine hayır demedim. Edirne Milletvekilimiz Orhan Çakırlar Edirne Milletvekilimiz çok beyefendi insan ona sen kenara çekil bu arkadaşı alıyoruz doğru olmayacağını kongreden sonra bu eylemi gerçekleştireceğimizi kendisine söyledim. Nitekim ben GİK listemde Orhan Çakırlar’ı koydum ve orayı boşalttım.  

Sonra el yazısı listenin içinde Sayın Özdağ’ın isimleri vardı. GİK listesindeki olmadıklarını biliyorlardı. Sayın Özdağ tek tek görüştüğümüz arkadaşlarımızın arasına katıldı. Sonuçta ne olduğunu bilemediğim sistemin içinde bir gün baktım ki televizyon kanalında veryansın ediyor arkadaşımız.

“ÖZDAĞ İKNA OLMADIYSA ŞİKAYET ETMELİYDİ”

Bir başka şey daha var eğer siz bir il başkanına direkt FETÖ’cü diyorsanız. Genel başkanınız da bununla ilgili çalışma yapıp ‘hayır’ alıyorsa, orada onu kapatırsınız. Ama gene ikna olmuyorsanız, bana söylediğiniz belgesini bilgisini koyamadığınız şeyleri savcıya şikâyet edersiniz. Ondan sonra hakkınız olur, dersiniz ki, hakkınız olur dersiniz ki ‘ey ahali bu Meral Akşener, FETÖ’cüyü aldı koydu, ben de şikâyet ettim’. O zaman hakkınız olur. Gencecik bir insanı ben size söylüyorum, savılar onu yapsın bunu yapsın.

FETÖ bir terör örgütüdür Fatih Bey. DEAŞ gibi, PKK gibi. Terör örgütünün sempatizanı, terörist diye bir kişiyi söylerseniz, bunu ispat etmekle görevlisiniz. Bunu yargıya teslim etmek zorundasınız elinizde karineniz varsa. Sonuç itibariyle bunu yapmadığımız zaman sadece bir kişinin ardından bu manada konuşursanız, ispat etmek görevi sizindir. O zaman bu iftira olur. Yanlış ve ayıp olan kısmı bu.

Bir diyor ki bu devlet yalan söylüyor diyor. Ben de diyorum ki bizim vergilerimizle terör örgütlerine mensup insanlar var mıdır, yok mudur takip eden legal yapılardır. İstihbarat örgütlerimizdir.

O soruşturmanın sonucuna göre bir karar çıkacak ve akla kara ortaya çıkacak. Buğra Bey’in aklanma gibi bir sonucu çıkarsa o zaman Özdağ hukuki olarak iftiracı olacak. Ne güzel kendisine ispatlanma imkânı sağlandı.

Hayır, yok! Parti içinde eleştiriler yapıldı ama kimse kimseyi FETÖ’cülükle hainlikle suçlamadı. Ben bir genel başkan olarak buna müsaade edemem. Diyen kişi ispatlamak zorundadır. Söyleyen insan belgesini, bilgisini götürecek gereğini yapacak. Bunların her birini sorumluluk meselesidir. Nitekim MİT’ten, jandarmadan, askeriyeden aldım dediğinizin de böyle bir olmadığını en üst seviyen söylendi. O da demek ki kandırılmış. Türkiye’de herkes kandırılıyor.

İSMAİL KONCUK’UN İSTİFASI

Bunlar çok üzücü şeyler. Ben ilçe başkanı, belediye başkanı, üst delegeye kadar hangi arkadaşımız partimizden ayrılırsa çok üzülürüm. Çünkü o partileri var eden insanlardır. İstifa eden hiçbir arkadaşımızın hakkında incitici bir şey söylemedim, iradelerine saygı duydum.

“BİZ MİLLETİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Üç ilçe geziyorum, bana ulaşabilen insan sayısından 22 ile 25 arası bilgisayar isteniyor. Sizi istismarla hiç alakası yok, utana utana. Dolayısıyla artık gerisi şımarıklık. Biz milletimizin derdini dinlemeye devam edeceğiz. Bu partiyi zaten onun için kurduk. Grup konuşmalarında çözüm önerilerimizi getiriyorum. İnsanların bizim grup toplantılarımızla ilgili konuşmasını anlıyorum. Çünkü yapılmayanı yaptım. Ben ‘Milletin Kürsüsü’ dedim dezavantajlı grupların temsilcilerini söz hakkı verip konuşturuyorum. Ey iktidar şuanda sen varsın bunları yap. Biz sotaya yatıp vatandaşın sorunu izlemeyi doğru bulmuyoruz. Bütün bu gezdiğimiz yerlerde sorunları bulup çözüm önerisinde bulunuyoruz. Deniliyor ki acaba İYİ Parti, Meral Akşener AKP’ye yancılık mı yapıyor? Kesinlikle doğru değil. Biz yeni bir dili inşa ediyoruz. Biz bir hedef koyduk. Bakın ben kendi imkânlarımla 2017’deki referanduma çılgın gibi çalıştım. Hayır, için ilçe ilçe o zamanda gezdim. Bir kişiden bir lira yardım almadan çalıştım. Bir insanın iki dudağı arasına bir sistemi koyduğunuz zaman işler sarpa saracak dedik.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk ekranlarında Teke Tek programında Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı.

Akşener’in açıklamaları şöyle:

Ben genel olarak CHP’den arkadaşlarla karşılaştığım zaman diyorum ki kır atın ya suyundan ya huyundanmış sizinle seçime birlikte girdik. Sonra 31 Mart’ta tekrar bir ittifak sistemi içinde yer aldık. Dolayısıyla sizden huy aldık. Şimdi bir yönüyle biz yeni biz partiyiz. Eski siyasi geleneklerimizde var olan hastalıkları yaşamamaya gayret eden bir siyasi yapıyız. Farklı farklı siyasi geleneklerden gelen önemli siyasetçilerin yer aldığı ama onların yanında çok genç ve yeni arkadaşların yer aldığı bir parti.

“DEMOKRASİYİ İÇSELLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Demokrasiyi içselleştirmeye çalışıyoruz. Biz hepimiz çok otoriter yapılardan geliyoruz. Sizin profesyonel olarak maaş ödediğiniz danışmanlar yani size strateji veren danışmanlar siyasetçiliği toz zerresi görürdü bir süre sonra.

Televizyona röportaj vermek için izne tabiydiniz. Ben otoriterleşmemeye gayret ediyorum, demokrasiyi içselleştirmeye bir genel başkan olarak kararlıyım. İş geldi kongreye. 38 milletvekilimiz vardı. Şimdi 36’ya düştü. GİK üyeliği, genel başkan yardımcılığı, milletvekilliği hepsinden önemli. Çeşitlendirmeye gayret ediyoruz, orada sorun oluyor.

İYİ PARTİ KURULTAYINDA NELER YAŞANDI?

Orada bazen kırgınlıklar oluyordu. Bunu tamamen değiştirdik. 1,5 yıl evvelki kongremizde tamamen çarşaf liste yaptık, kimseyi önermedim. 3 ayrı anahtar liste çıktı. Genel merkezin yaptığı anahtar listeyi delen arkadaşlar çıktı. Bana göre demokratik bir kongre olmuştu, orada da itirazlar çıktı.

Ümit Özdağ benden fezlekesine bağlı olarak benden grup başkanlığı talep etmişti. Ben de kendisine hayır demedim. Edirne Milletvekilimiz Orhan Çakırlar Edirne Milletvekilimiz çok beyefendi insan ona sen kenara çekil bu arkadaşı alıyoruz doğru olmayacağını kongreden sonra bu eylemi gerçekleştireceğimizi kendisine söyledim. Nitekim ben GİK listemde Orhan Çakırlar’ı koydum ve orayı boşalttım.  

Sonra el yazısı listenin içinde Sayın Özdağ’ın isimleri vardı. GİK listesindeki olmadıklarını biliyorlardı. Sayın Özdağ tek tek görüştüğümüz arkadaşlarımızın arasına katıldı. Sonuçta ne olduğunu bilemediğim sistemin içinde bir gün baktım ki televizyon kanalında veryansın ediyor arkadaşımız.

“ÖZDAĞ İKNA OLMADIYSA ŞİKAYET ETMELİYDİ”

Bir başka şey daha var eğer siz bir il başkanına direkt FETÖ’cü diyorsanız. Genel başkanınız da bununla ilgili çalışma yapıp ‘hayır’ alıyorsa, orada onu kapatırsınız. Ama gene ikna olmuyorsanız, bana söylediğiniz belgesini bilgisini koyamadığınız şeyleri savcıya şikâyet edersiniz. Ondan sonra hakkınız olur, dersiniz ki, hakkınız olur dersiniz ki ‘ey ahali bu Meral Akşener, FETÖ’cüyü aldı koydu, ben de şikâyet ettim’. O zaman hakkınız olur. Gencecik bir insanı ben size söylüyorum, savılar onu yapsın bunu yapsın.

FETÖ bir terör örgütüdür Fatih Bey. DEAŞ gibi, PKK gibi. Terör örgütünün sempatizanı, terörist diye bir kişiyi söylerseniz, bunu ispat etmekle görevlisiniz. Bunu yargıya teslim etmek zorundasınız elinizde karineniz varsa. Sonuç itibariyle bunu yapmadığımız zaman sadece bir kişinin ardından bu manada konuşursanız, ispat etmek görevi sizindir. O zaman bu iftira olur. Yanlış ve ayıp olan kısmı bu.

Bir diyor ki bu devlet yalan söylüyor diyor. Ben de diyorum ki bizim vergilerimizle terör örgütlerine mensup insanlar var mıdır, yok mudur takip eden legal yapılardır. İstihbarat örgütlerimizdir.

O soruşturmanın sonucuna göre bir karar çıkacak ve akla kara ortaya çıkacak. Buğra Bey’in aklanma gibi bir sonucu çıkarsa o zaman Özdağ hukuki olarak iftiracı olacak. Ne güzel kendisine ispatlanma imkânı sağlandı.

Hayır, yok! Parti içinde eleştiriler yapıldı ama kimse kimseyi FETÖ’cülükle hainlikle suçlamadı. Ben bir genel başkan olarak buna müsaade edemem. Diyen kişi ispatlamak zorundadır. Söyleyen insan belgesini, bilgisini götürecek gereğini yapacak. Bunların her birini sorumluluk meselesidir. Nitekim MİT’ten, jandarmadan, askeriyeden aldım dediğinizin de böyle bir olmadığını en üst seviyen söylendi. O da demek ki kandırılmış. Türkiye’de herkes kandırılıyor.

İSMAİL KONCUK’UN İSTİFASI

Bunlar çok üzücü şeyler. Ben ilçe başkanı, belediye başkanı, üst delegeye kadar hangi arkadaşımız partimizden ayrılırsa çok üzülürüm. Çünkü o partileri var eden insanlardır. İstifa eden hiçbir arkadaşımızın hakkında incitici bir şey söylemedim, iradelerine saygı duydum.

“BİZ MİLLETİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Üç ilçe geziyorum, bana ulaşabilen insan sayısından 22 ile 25 arası bilgisayar isteniyor. Sizi istismarla hiç alakası yok, utana utana. Dolayısıyla artık gerisi şımarıklık. Biz milletimizin derdini dinlemeye devam edeceğiz. Bu partiyi zaten onun için kurduk. Grup konuşmalarında çözüm önerilerimizi getiriyorum. İnsanların bizim grup toplantılarımızla ilgili konuşmasını anlıyorum. Çünkü yapılmayanı yaptım. Ben ‘Milletin Kürsüsü’ dedim dezavantajlı grupların temsilcilerini söz hakkı verip konuşturuyorum. Ey iktidar şuanda sen varsın bunları yap. Biz sotaya yatıp vatandaşın sorunu izlemeyi doğru bulmuyoruz. Bütün bu gezdiğimiz yerlerde sorunları bulup çözüm önerisinde bulunuyoruz. Deniliyor ki acaba İYİ Parti, Meral Akşener AKP’ye yancılık mı yapıyor? Kesinlikle doğru değil. Biz yeni bir dili inşa ediyoruz. Biz bir hedef koyduk. Bakın ben kendi imkânlarımla 2017’deki referanduma çılgın gibi çalıştım. Hayır, için ilçe ilçe o zamanda gezdim. Bir kişiden bir lira yardım almadan çalıştım. Bir insanın iki dudağı arasına bir sistemi koyduğunuz zaman işler sarpa saracak dedik.