Kara mantar hastalığı: Belirtileri neler, Hindistan’da neden yayılıyor? « BarkoTürk

29 Kasım 2021 - 07:55

Kara mantar hastalığı: Belirtileri neler, Hindistan’da neden yayılıyor?

Hindistan’da Covid-19 salgınıyla birlikte “kara mantar” (mukormikoz) hastalarının sayısı da arttı. Nadir görülen ve burun, göz ve bazen de beyni …

Kara mantar hastalığı: Belirtileri neler, Hindistan’da neden yayılıyor?
Son Güncelleme :

02 Haziran 2021 - 16:24

85 views

Hindistan’da Covid-19 salgınıyla birlikte “kara mantar” (mukormikoz) hastalarının sayısı da arttı. Nadir görülen ve burun, göz ve bazen de beyni etkileyen bu agresif mantar enfeksiyonu ölümcül olabiliyor.

Mukormikoz, bağışıklık sistemindeki sorunlar ve diyabet ile bağlantılı görülüyor.

Covid-19 tedavisinde kullanılan ve bağışıklık sistemini baskılayan steroid türü bazı ilaçların kullanımındaki artışın bu enfeksiyonun artmasına yol açtığı sanılıyor.

Bu nadir hastalığın son haftalarda Hindistan’da 5 binden fazla kişiyi etkilediği biliniyor.

Mukormikoz nedir?

Mukormikoz, çok nadir görülen bir mantar enfeksiyonu. Toprak, bitki, dışkı veya çürüyen meyve ve sebzelerde bulunan mukor küfüne yol açan mantar ile temas sonucu meydana geliyor.

Uzmanlar, bu yaygın küf mantarının toprakta, havada, hatta sağlıklı insanların burunlarında da bulunduğunu söylüyor.

Sinüs, beyin ve akciğerleri etkileyebilen bu enfeksiyon, kanser veya HIV/AIDS gibi bağışıklık sisteminde sorun olan hastalarda ve diyabet hastalarında ölümcül olabiliyor.

Getty Images

Belirtileri neler?

Mukormikoz hastalarında ortaya çıkan belirtiler arasında, burun etrafındaki deride siyahlaşma veya renk değişmesi, burunda kanama veya tıkanma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, öksürükle kan gelmesi, gözde şişme veya ağrı, bulanık veya çift görme ve son aşamada da körlük yer alıyor.

Doktorlar hastaların çoğunun görme yetilerini yitirmeye başladıktan sonra geldiğini ve bunun da tedaviyi zorlaştırdığını söylüyor.

Tedavisi var mı?

Tedavide geç kalınmış vakalarda enfeksiyonun beyne ulaşmaması için gözün alınması gerekiyor.

Bazı vakalarda doktorların iki gözü birden alması, bazı nadir vakalarda ise çene kemiğini alması gerekebiliyor.

Hastalığın tedavisinde kullanılan yalnızca bir ilaç var. Enjektörle yapılan bu ilacın her bir dozu 48 dolar ve 8 hafta boyunca her gün yapılması gerekiyor.

Getty Images

Ölüm oranı ne?

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi verilerine göre, mukormikoz vakalarının yüzde 54’ü ölümle sonuçlanıyor.

Ancak bu oran, hastanın genel durumu ve enfeksiyonun vücudun hangi kısmını etkilediğiyle bağlantılı olarak değişebiliyor.

Getty Images Hindistan’da bir hastanede mukormikoz koğuşu

Bulaşıcı mı?

Hastalık bulaşıcı değil; yani insandan insana veya hayvandan insana bir bulaşma söz konusu değil.

Fakat havadaki veya ortamdaki mantar sporları ile bu küf mantarı yayılabiliyor.

Uzmanlar, vücutta birçok bakteri ve mantar olduğunu, ama bağışıklık sistemi sayesinde bunların kontrol altında tutulduğunu söylüyor.

Kanser tedavisi, diyabet veya steroid kullanımı nedeniyle bağışıklık sistemi zayıfladığında ise bu organizmalar hızla çoğalıp enfeksiyona yol açabiliyor.

Getty Images

Vaka artışı neden kaynaklanıyor?

Doktorlar mukormikozun, yoğun bakımdaki hastaların hayatını kurtarmak için verilen streoidler tarafından tetiklendiğini düşünüyor.

Bağışıklık sisteminin koronavirüse karşı hararetli mücadelesi, vücuda zarar vermeye başladığında kullanılan steroidler, bazı insanlarda bu mücadele sırasında oluşan akciğer iltihabını önleyebiliyor.

Fakat aynı zamanda bağışıklığı da düşürüyor ve hem diyabet hastalarında hem de şeker sorunu olmayanlarda kandaki şeker seviyesinin yükselmesine yol açabiliyor.

Mukormikoza yol açan şeyin de bağışıklık sistemindeki zayıflama olduğu sanılıyor.

Hindistan’daki vaka artışında, hastanelerdeki ortamın ve cihazların hijyenik olmamasının da etkili olabileceği belirtiliyor. Ancak bu konudaki çalışmalar henüz sonuçlanmış değil.

Diyabet ve Metabolik Sendrom: Klinik Araştırma dergisinde yazan araştırmacılar, Hindistan’da ikinci Covid-19 dalgasının birçok bakteri ve mantar enfeksiyonuna da yol açmış olduğunu belirtiyor.

Bunda, düşük oksijen oranı, diyabet, bağışıklığın baskılanması, hastanede solunum cihazına bağlanma ve uzun süreli kalış gibi birçok etkenin rol almış olabileceği ifade ediliyor.

Uyarı: Bu haber genel bilgi verme amaçlıdır; teşhis veya tedavi konusunda tıbbi tavsiyelerin yerine kullanılmamalıdır. Haberde dile getirilen konularda endişe duyulması halinde doktora başvurulmalıdır.